Vejetaryenlik ve Diyabet
 

Vejetaryen diyete geçmek tamamıyla şeker hastalığını tedavi edici etkiye sahip değildir. Ama vejetaryen olmayan diyete göre, kilonuzun kontrolüne daha fazla yardımcı olmak, diyabetin getirdiği bazı riskleri azaltmak ve büyük olasılıkla da vücuttaki insülin seviyesini dengede tutmak gibi bazı yardımlar vejetaryen diyetle mümkün olabilir. Bu, tabii ki, seçtiğiniz vejetaryen beslenme tipine ve tercih ettiğiniz gıda türlerine bağlıdır.

Tek bir vejetaryen beslenme şekli yoktur.  Vegan beslenme şekli tüm vejetaryen beslenme şekillerinin en katısıdır. Veganlar hayvan etleri, süt ve süt ürünleri ile yumurta gibi hiçbir hayvansal gıdayı yemezler. Diğer tip vejetaryenlerde ise süt ve süt ürünleri veya yumurta isteğe bağlı tüketilebilir.

Sıkı bir vegan beslenme kolesterol içermez, genellikle düşük doymuş yağ içerir. Vejetaryen beslenmede çokça tüketilen sebzeler, meyveler, tam tahıllar ve baklagiller yüksek miktarda lif ve bitkisel kimyasallar içerir. Vejetaryen diyet genellikle vejetaryen olmayan beslenme şekline göre daha düşük kalorilidir. Bu faktörler de diyabetli kişiler için oldukça gerekli ve faydalıdır.

Şeker hastalığı üzerine yapılan son araştırmalar, sadece bitkisel besinlerde bulunan kompleks karbonhidratlar yönünden zengin ve yağ oranı düşük diyet reçetelerinin diyabeti kontrol altında tutmak için en uygun beslenme şekli olduğunu göstermiştir. Yağdan ve kolesterolden kaçınmak şeker hastalığı diyetlerinin temel çıkış noktası olmaktadır. Şeker hastalarının % 90’ının obez (aşırı şişman) olduğu göz önünde tutulduğunda, obezitenin de (aşırı şişmanlık) şeker hastalığında ciddi bir risk faktörü olduğu görülür. Kan glikoz seviyesinin yüksek oluşu ve bu yüksekliğin devamı diyabet ile birlikte bir çok hastalığı (komplikasyonu) da beraberinde taşır.

Obez insanlarda vejetaryen beslenmeye bağlı yaşanacak kilo kayıpları tip 2 diyabet değerini düzenleyebilir. Bütün insüline bağımlı şeker hastalarının insülin alması gerekse de, bitkisel kökenli diyetler, insülin ihtiyacını düşürmektedir.

 2006 yılında Diabetes Care dergisinde yayınlanmış bir çalışma, düşük yağ içeren vegan diyet tercih edenlerden tip 2 diyabetlilerin %43’ünde diyabete yönelik tıbbi tedavi ihtiyacının azaldığını göstermiştir.

Vejetaryen beslenme, kalp ve böbrek hastalıklarında olduğu gibi şeker hastalığı ve buna bağlı hastalık risklerini de azaltmaya yardımcı olur. Ancak yine de tekrar edecek olursak, bu tamamen sizin yapacağınız özel yiyecek seçimleriyle doğru orantılıdır.

Eğer bir şeker hastasıysanız, vejetaryen diyete başlamadan önce mutlaka bir diyetisyene başvurmalısınız. Beslenme uzmanı size vücudunuzun ihtiyacı olan tüm besinlerle birlikte doğru kalorilerle sağlıklı bir kiloda kalma konusunda uygun bir beslenme planı hazırlamanıza yardımcı olacaktır.

 

 

 

Kaynaklar:

Mayo Clinic / Maria Collazo-Clavell, MD  -  Ceviri: Ebru ARIMAN

Eczanem.com

 

 

 

 
Vejetaryen Beslenme ve Kalp Sağlığı
 

Her yıl bir milyondan fazla kişi kalp krizi geçirmekte ve yarım milyon insan kalp krizi sebebiyle hayatını kaybetmektedir. Kalp hastalıkları şu anda ABD’nin bir numaralı sağlık sorunudur. Bu sorunu nasıl çözebileceğimizi bilmemize rağmen...  Yapılan birçok bilimsel çalışma sonunda; araştırmacılar, yüksek kolesterol seviyesinin kalp krizi riskiyle bağlantılı olduğunu ve bu riski önemli ölçüde artırdığını ortaya çıkarmışlardır. Kandaki kolesterol seviyesinde meydana gelen her %1’lik artışın, kalp krizi ve kalp hastalıkları riskinde %2 artış, bunun tam aksine, kolesterol seviyesindeki her %1’lik azalmanın, kalp krizi ve kalp hastalıkları riskinde %2’lik düşüş yarattığı belirlenmiştir.

 Et, süt ve yumurta gibi hayvansal ürünler konusunda, yürüttükleri özeverili çalışmalarından dolayı bu çalışmayı yürüten araştırmacılara teşekkür ediyoruz, ancak biliyoruz ki bir çok insan hala bu tür hayvansal ürünlerin sağlıkları için faydalı olacağına inanmaya devam ediyor.  Sağlıklı yaşam şekli konusunda yapılan en büyük çalışmalardan birinde; kalp hastalıkları sonucu ölüm oranlarına göre, lacto-ovo vejetaryen erkeklerin et yiyen erkeklere göre ölüm riskinin üçte bir oranında olduğu sonucu ortaya çıkmıştır.  The British Medical Journal tarafından yayınlanan yaşam süreleri ile ilgili sonuçlandırıcı çalışmada veganların kalp krizi ve kalp hastalıkları sonucu ölüm riskinin % 57 daha az olduğu belirlenmiştir.

Bitkisel gıdalar kolesterol içermezler, halbu ki et, yumurta ve süt ürünleri yüksek miktarda kolesterol ve doymuş yağ içerirler. Ayrıca, yüksek lif içeren vejetaryen tarzı beslenme, sindirim sisteminde kolesterol fazlasının yıkanmasına  da yardım etmektedir.

Ancak tüm bunlara rağmen vejetaryen diyet tam tersine zararlı hale de gelebilir. Dr. Dean Ornish, koroner damar hastalığı olan hastalarının bir kısmına düşük yağ içeren vejetaryen tarzı diyeti, hafif egzersiz ve gevşeme tekniğiyle beraber uygulamaya başlamış ve damarlarda plak artışına sebep olan farklı bir sorunla karşılaşmıştır.  (Vejetaryen beslenmede yağ dengesi iyi ayarlanmalıdır)

 

 

 

Referanslar

PETA/ factsheet_display çeviri: Ebru Arıman

 

 
Düzenli Sindirim
 

Vejetaryenler, doğal ve sağlıklı bir beslenme şekli tercih ettikleri için sindirim sistemlerinin genellikle çok düzenli işlediği görülür. İnsanların sindirim sistemi aslında etten ziyade daha çok sebze tüketimine uygun tasarlanmıştır. Meyveler, sebzeler, baklagiller ve sert kabuklu yemişler, tarih öncesi çağlardaki insanların sıklıkla tükettikleri besin grubuydular. İnsanlar tekrar ağırlıklı olarak bu tip beslenme şekline döndüklerinde sindiirm sistemlerine ciddi anlamda fayda yaratacaklardır.  Bugün batı tarzı beslenme şekli, içeriğindeki işlenmiş ve yüksek derecede katklılı yiyecekler ile rafine edilmiş un ve şeker tüketimi sindirim alışkanlıklarını büyük ölçüde değiştirmiştir. Bu beslenme şekli kalp hastalıklarından obeziteye kadar birçok sağlık sorunuyla da daha kolay tanışmamızı sağlamıştır.  

Vücudumuz, olması gerekene uygun beslenmediği taktirde bunun doğal bir sonucu olarak sindirim sistemi de olması gerektği gibi çalışmaz ve vücut kendini bu duruma adapte etmek için bir takım değişikliklere gider ve bu düzene uygun hareket etmeye başlar.  Bu durum, mide ve bağırsak hücrelerinde bir takım değişikliklerle kendini gösterir. Yeterli miktarda lif alımı sağlanmadığı takdirde sindirim sisteminde kabızlık ve hemeroid gibi bağırsak sorunları ortaya çıkar. Ve bu tür problemler genellikle yüksek lifli beslenme anlamına gelen vejetaryen tarzı beslenme şeklinde sık görülen şeyler değildir.

 

 

 

Kaynak:

vegetarianlifestyle.com - Ceviri: Ebru Arıman

İlgili Makaleler:

Detoxification Detoxification

What Are the Benefits of Being a Vegetarian?

Lose Weight on a Vegetarian Diet

Celebrity Vegetarian: Alicia Silverstone

Different Types of Vegetarians

 

 
Vejetaryenlik ve Kilo
 

Şişmanlık artık dünyada çok önemli bir problem haline geldi. Derinlemesine oturup düşünürseniz, şunu farkedersiniz; çevrenizdeki vejetaryenlerin hemen hemen hiçbirisi yağlı ya da kilolu değildir. Aslında, birçok vejetaryen ince ve sağlıklıdır. Ne zaman olursa olsun bir diyetisyen ya da beslenme uzmanının en önemli tavsiyesinin sebze ağırlıklı beslenme ve eti, özellikle kırmızı eti mümkün olduğunca az tüketmek yönünde olduğunu göreceksiniz. Çok sayıda vejetaryen daha önceki beslenme şekillerine geri döndüklerinde kaybettikleri kiloları geri aldıklarını görmüşleridir. Yüksek oranda lif içeren meyve veya sebze tüketmek, daha sağlıklı kiloda kalınmasına sebep olur ve bu da kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar. Bir vejetaryenin vücuduna gerekli besinler, vücuduna ihtiyaç duyduğu enerjiyi temin eder, depolanan enerjiyi değil.  Vejetaryen beslenme bu nedenle daha az kilo alımına neden olur.

Biçok diyetin başarısız olmasının altındai kendinizi sevdiğiniz gıdalardan kaçınmaya mecbur bırakmak yatar. Bu sadece sizi yasakladığınız gıdaları tüketmek konusunda istekli yapar.  Başarılı bir vejetaryen olmanın püf noktası ise, et yemeye ihtiyaç duymamak ve bunu hayatından çıkararak da yola devam edebileciğini bilmekten geçer. Sağlıklı gıdalarla beslenmeye odaklanılmalı ve kilo kaybetmeye çalışıldığı unutulmalıdır.  Böyle düşünmeye başladığınızda gerçekten fark etmeden kilo kaybetmeye başladınığınızı göreceksiniz. Çünkü artık hayatınızdaki belli başlı ve baştanbaşa sağlıksız yağ kaynaklarını vücudunuzdan kolayca temizlemeye başlamışsınızdır bile. Vücudununuzun tüm kötü ve sağlıksız alışkanlıkları yok etmeyi başaradığını da göreceksiniz, çünkü sağlıklı ve doğal besleniyorsunuz artık.

 

Kaynak:

vegetariandietlifestyle.com/  Ceviri:Ebru Arıman

İlgili Makaleler:

Detoxification Detoxification

What Are the Benefits of Being a Vegetarian?

Lose Weight on a Vegetarian Diet

Celebrity Vegetarian: Alicia Silverstone

Different Types of Vegetarians

 

 
Vejetaryen Beslenme ve Böbrek Sağlığı
 

Yüksek miktarda hayvansal protein içeren beslenme tarzı, vücutta daha fazla kalsiyum, ürik asit ve sodyum oksalat birikimine sebep olur. Bunlar, böbrek taşlarının temelini oluşturan 3 ana maddedir. Araştırmacılar,  bu tip böbrek taşı eğiliminde olan hastalara vejetaryen beslenme tarzını tavsiye etmektedirler.  The American Academy of Family doktorları da ABD’de yüksek hayvansal protein tüketiminin böbrek taşına neden olduğunu onaylamıştır.  Vejetaryen beslenme şeklinde vücut bu maddelerin birçoğunu saklayamadığı için buna bağlı olarak böbrek taşı formunun oluşumu da çok mümkün olmamaktadır.

   

 

Kaynak:

Vegetariandietslifestyle.com / Çeviri: Ebru Arıman

İlgili Makaleler:

Detoxification Detoxification

What Are the Benefits of Being a Vegetarian?

Lose Weight on a Vegetarian Diet

Celebrity Vegetarian: Alicia Silverstone

Different Types of Vegetarians

 

 

 
Vejetaryenler daha az kanser riski taşıyor...
 

Ingiltere`de 12 yilda tamamlanan arastirma, vejetaryen beslenme duzenini benimseyenlerin, et tuketenlere oranla daha nadir kansere yakalandıklarini ortaya koydu.

Oxford Üniversitesinden Dr. Naomi Allen başkanlığında, İngiliz ve Yeni Zelandalı ekip tarafından 12 yılda tamamlanan araştırma, yarısı vejetaryen 60 bin kişinin sağlık gelişimleri izlenerek yürütüldü ve sonuçları İngiliz Kanser Dergisi`nin son sayısında ve internet sitesinde yayımlandı.

Araştırmaya ilişkin açıklamasında ``Bu çalışma, vejetaryenlerin et tüketenlere oranla daha düşük oranda kansere yakalandıklarına ilişkin güçlü kanıtlar sunmuştur`` ifadelerine yer veren Dr. Naomi Allen, yine de insanların beslenme alışkanlıklarını gözden geçirmeden önce bu konuda yeni araştırmalar yapılması gerektiğini kaydetti.

Araştırmaya 32 bin 403`ü et tüketen, 8 bin 652`si sadece balık tüketen ve 32 bin 403`ü hiç et tüketmeyen toplam 61 bin 566 kişinin katıldığı bilgisini veren Allen, farklı beslenme alışkanlıklarına sahip grupların üyelerini belirlerken, sigara-alkol tüketimi, kilo durumları, egzersiz ve yaşam alışkanlıkları gibi kansere neden olabilecek diğer unsurları da göz önünde bulundurduklarını belirtti.

Araştırmadan alınan istatistiklere göre, vejetaryenler, et tüketenlere oranla yüzde 12 oranında daha seyrek kansere yakalanıyor. Genel nüfusa oranlandığında, her yüz kişiden 33`ü hayatının bir döneminde kansere yakalanırken, et tüketmeyenlerde bu oran yüz kişide 29`a düşüyor.

Araştırmayı kaleme alan Oxford Üniversitesi öğretim görevlilerinden Prof. Dr. Tim Kelly, BBC`ye yaptığı açıklamada, araştırmanın önemli olduğunu, ancak bulguların ``dengeli beslenen birinin, beslenme alışkanlığını tamamen değiştirmesine neden olacak kadar`` güçlü olmadığı görüşünü bildirdi.

Lösemi, mide ve bağırsak kanserlerinde vejetaryenlerin yüzde 45`e oranla daha avantajlı olduklarını ifade eden Prof. Dr. Kelly, lenf kanserinde bu oranın yüzde 50`ye yükseldiğini belirtti.

Kelly, ette bulunan virüslerin insan hücrelerinde mutasyona neden olabileceği gibi, fazla sebze tüketmenin koruyucu etkisinin de vejetaryenlere avantaj sağlıyor olabileceğini kaydetti.

Öte yandan, serviks (rahim ağzı) kanseri söz konusu olduğunda, et tüketmeyenler, tüketenlere oranla iki kat daha daha fazla risk altında bulunuyor.

Dünya Kanser Araştırmaları Fonu Bilim ve Araştırma Programları Yöneticisi Dr. Panagiota Mitrou, özellikle kan kanseri türlerindeki düşük oranları ``ilginç`` bulduğunu, bu konu üzerinde detaylı çalışmalara olanak tanınması gerektiğini belirtti.

 A.A.

 
Sigorta Ayricaliklari...
 

Toplumda vejetaryen orani azdir, vejetaryenler daha az yiyecek alternatifine sahiptir, vejetaryenler daha sagliklidir; oyleyse vejetaryenler daha ucuza sigortalanmalidir. Dogru duydunuz. Sigorta sirketleri simdi vejetaryenlerin daha uzun yasama olasiliklarinin fazla olmasi, kronik hastalik riskinin daha az olmasi, ayrica kalp hastaliklari kansere karsi daha dayanikli olmasi sebebiyle yeni birtakim maddeler getiriyor.

Hayat sigortasi primleri cesitli faktorlere gore hesaplanir. Temel olarak prim ve ikramiye hesabi yapmak icin birtakim tablolar kullanilir. Ilk olarak ailenin tibbi gecmisi ve bazi yasam aliskanliklari goz onunde bulundurulur. Bunun yaninda cogu sigorta sirketi; surus kayitlarini, sigara ve alkol kullanim/ bagimlilik seviyesini, yasanilan yeri, … vb hesaplamada dikkate alir.  Hatta trafikte kalma suresi,  yasanan yerin suc orani ve hatta yapilmasi dusunulen isler bile dikkate alinir. Yakin donemde bu uzun ve onemli listeye beslenme aliskanliklari da eklendi. Ancak asiri yeme ve obezite gibi saglik durumunu yakindan etkileyen aliskanliklar kayit altina alinirken, vejetaryenlik bu listede yer almamaktadır.

Sasirmis olabilirsiniz, vejetaryenlik onemli bir beslenme aliskanligidir ve tıbbi acidan dikkate alinmalidir, o zaman neden sigorta sirketleri bunu kayit altina almiyor?...

Evet vejetaryenlik onemli bir beslenme aliskanligidir; cunku vejetaryenlerin yasam suresi genellikle et yiyen insanlara oranla cok daha yuksektir. Ve nedeni de oldukca basittir: Ette bulunan bazi zararli maddeler ve yag asitleri vejetaryen beslenmede yoktur. Vejetaryen beslenmenin sindirimi de oldukca basittir ve besinleri sindirmek icin zararli asit uretimine gerek yoktur. Bilim adamlari vejetaryen beslenen kisilerin vejetaryen olmayanlara gore kanser riskinin %40 daha az oldugunu iddia etmektedirler. Ayrica ayni sekilde vejetaryenlerin vejetaryen olmayanlara gore kalp hastaliklari riski de %30 daha azdir.  Elbette ki saglikli beslenme seceneklerinin vucudun genel sagligi uzerinde onemli bir rol oynayabilecegini sigorta sirketleri de goz ardi etmemelidir. Ancak her nasilsa, sigorta sirketleri bu degiskenleri goz onunde bulundurmazlar. Neden?

Bunun en onemli nedeni; tibbi testlerde bir kisinin vejetaryen olup olmadigina dair bir olcumleme yapilamiyor olmasidir. Alkol ve sigara gibi alıskanliklar tıbbi acidan cok kolay belgelendirilebilmesine ragmen, bir kisinin vejetaryenligini olcumleyebilecek ya da ispatlayacak bir sistem yoktur. Ayrica sigortalilik suresinin uzun olmasi sebebiyle, kisinin zaman icerisinde tercihlerinin ve beslenme aliskanliklarinin degisebilecegi ihtimali her zaman goz onunde bulundurulur. Ancak bu goruse karsilik vejetaryenler, diger bagimlilik turleri ve aliskanliklarin aksine vejetaryenligin kolay kolay degistirilemeyecegini; bir yasama bicimi oldugunu savunmaktadirlar.

Yurtdisinda bazi hayvan sever firmalar vejetaryenler icin belli oranlarda indirim uygulamaktadirlar. Simdilik sadece bu…

Umariz ileride ulkemizde de bu konuyla ilgili bir duzenleme gundeme gelir…

 << Ana Sayfa

Kaynak:Life İnsurance Quotes | Universal life insurance : BeamaLife.com,www.vejetaryenkulubu.com, Ceviri: Ebru Ariman